Ahmed arif diyarbekir kalesi

Diyarbakır Kalesi, Ahmed Arif'in şiirlerinde derin bir özlem ve sevgiyle yankılanıyor. Şair, bu tarihi yapıya olan bağlılığını ve Diyarbekir'in ruhunu kelimeleriyle dile getiriyor. Ahmed Arif'in eserleri, yalnızca bir şehir değil, bir kültürün de zenginliğini gözler önüne seriyor.

Kalesi • 20.09.2026 • 2 dk okuma

Ahmed arif diyarbekir kalesi

Diyarbakır Kalesi, tarihi ve kültürel derinliğiyle pek çok edebiyatçının ilham kaynağı olmuştur. Ahmed Arif de bu kadim yapının ruhunu şiirlerinde ustalıkla işlemiştir. Şair, kalesiyle özdeşleşen duygularını ve anılarını, kelimeleriyle resmederek, okurlarını Diyarbekir'in tarihsel atmosferine sürükler. Bu eserler, sadece bir yerin değil, aynı zamanda bir kültürün ve duygunun da ifadesidir.

Ahmed Arif'in Diyarbakır Kalesi ile ilgili iki şiiri bulunmaktadır:

  1. "Diyarbekir Kalesinden Notlar":

"Varamaz elim ayvasına, narına can dayanamazken, Kırar boynumu yürürüm. Kurdun, kuşun bileceği hal değil, Sormayın hiç laaaaal... Kara ferman çıkadursun yollara, Yarin bahçesi tarumar, Kan eder perçem olancası bir tutam can, Kadasına, belasına sunduğum, Ben öleydim loooy... Elim boş, ayağım pusu. Bir ben bileceğim oysa Ne afat sevdim. Bir de ağzı var dili yok Diyarbekir Kalesi...".

  1. "Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebenin Ninnisi":

"Doğdun, Üç gün aç tuttuk Üç gün meme vermedik sana Adiloş Bebem, Hasta düşmeyesin diye, Töremiz böyle diye, Saldır şimdi memeye, Saldır da büyü... Bunlar, engerekler ve çıyanlardır, Bunlar, aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır, Tanı bunları, Tanı da büyü... Bu, namustur Künyemize kazınmış, Bu da sabır, Ağulardan süzülmüş. Sarıl bunlara Sarıl da büyü...". Ahmed Arif, Diyarbakır'a olan sevgisini ve özlemini bu şiirlerde dile getirmiştir. Ayrıca, Diyarbakır'da Ahmed Arif'e ithaf edilen Ahmed Arif Edebiyat Müzesi bulunmaktadır.

Benzer İçerikler